Terapi ve Masaj
Masaj Çeşitleri - Anti Selülit Masajı
Selülit kadınların en önemli güzellik sorunlarından biridir. Bacak bölgesinde görülür. Cildi sıkıştırdığımızda portakal kabuğu görünümündeki yağ tabaklarına Selülit diyoruz. Sağlıksız yaşam, dengesiz beslenme, sigara, alkol ve hareketsizliğin uzun vadede selülitin vücuda yerleşmesine neden olduğu söylenir.

Hormon seviyesindeki oynamalar (hamilelik, menopoz) selüliti etkiler. Selülitten kurtulmak için çeşitli yöntemler uygulanır bunlardan en önemlilerinde biride masaj tedavisidir.

 

Anti selülit masajı ile ilgili haberler


Selülite son vermenin 5 basit yolu

...
Yaz aylarına doğru yaklaştıkça kadınları daha çok korkutmaya başlayan, varlığını portakal kabuğu görüntüsüyle ortaya çıkaran Selülit, modern çağın bir sonucu olarak kabul ediliyor. Hareketsiz bir yaşam ve fast food gibi alışkanlıklarla başlayan, yağlı yiyecekler, asitli içeceklerle tırmanan Selülit oluşumu, bir estetik sorunu gibi görünse de aslında bir 'sağlık sorunu' diyor hekimler…

Tıp dilinde 'hidrolipodistrofi' denilen Selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu da yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden oluyor ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkıyor. Portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da Selülit oluşumuna neden oluyor.

Genç-yaşlı, şişman-zayıf ayırt etmeden kadınların yüzde 80'ini yoklayan selülitin yerleşim alanları çok tipik. Uyluğun üst, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası, üst bacaklar ve üst kollar gibi. Selülite zemin hazırlayan çok fazla faktör var. Ancak en çok üzerinde durulanlar, genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam.

Tedavide krem ve masaj

Selülitin yok edilmesinde krem ve masaj en etkili yöntemler arasında yer alıyor. Kullanacağınız antiselülit kremlerin yanı sıra evde kendi kendinize yapacağınız masajlarla selülite savaş açabilirsiniz. Uzmanlar kontrolünde yaptıracağınız tıbbi masajlar da Selülit tedavisinde etkili sonuçlar veriyor. 
 
Kremler: Evde kullanabileceğiniz anti Selülit kremler, deriye hemen nüfuz ederek, doğrudan yağ hücrelerini etkiliyor. Bu kremler selülitlerinizi tamamen yok etmese de azalmasını sağlıyor. Antiselülit kremler sayesinde hem pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz, hem de yeni selülitlerin oluşmasını önleyebilirsiniz.

Evde masaj: Kremlerin yanı sıra evde rahatlıkla yapabileceğiniz masajlarla da selilütle mücadele edebilirsiniz. Masaja kalçalarınızdan başlayın ve ellerinizle aşağıya ve yukarıya doğru daireler çizin. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın.

Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayaklarından biri de tıbbi masajlar. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Uzmanlar kontrolünde yaptırabileceğiniz bu tedavinin yaygın olarak kullanılan iki yöntemi var:

Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yönelik. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokularınızın  canlanmasını sağlıyor.

Lenfatik drenaj masajları: Özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkili oluyor. Bu masajın hem elle hem de aletle uygulanan şekilleri var. Her iki masaj sonunda da hücrelere bolca oksijen gidiyor ve toksinlerinizin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor.
...
kaynak: haber3.com/news_detail.php?id=224085

MODERN ZAMANLARIN İNTİKAMI: SELÜLİT

 

 Aslında Kışın Zorlu Bir Mevsim Olduğu Düşünülür. Doğrudur Da… Peki Yaz, Bahar Ayları Ne Kadar Zorlar İnsanı? Herkes Kendince Bir Yanıt Verebilir Bu Soruya Elbette.


 
Aslında kışın zorlu bir mevsim olduğu düşünülür. Doğrudur da… Peki yaz, bahar ayları ne kadar zorlar insanı? Herkes kendince bir yanıt verebilir bu soruya elbette.
Ancak, biz 'zorlar' diyenlerin sesine kulak verelim. Evet, erkekler çok farkında olmasa da bazen yaz-bahar ayları da bir hayli zorlu başlar kadınlar için. Bir pantolon bir kazak, uzun etekler ve mus çoraplarla kolayca geçiştirebildiğimiz kış aylarının rahatlığı gerilerde kalır. Minisi, bikinisi, mayosu vardır artık, insan neresini saklayacağını şaşırır… Evet, deniz mevsimi başladı mı, çaresizdir kadınlar, kaçarı göçeri yoktur. Bikinilerimizle birlikte aynanın karşısına geçip şöyle arkadan, arkadan selülit kontrolü yaparken buluruz kendimizi. Kışın 'portakal ağacı' gelip yerleşmiştir pürüzsüz tenimize…


Anneannelerimizde var mıydı bilinmez, ama selülit son yıllarda o kadar çok adından söz ettirdi ki, onu tanımamak ya da ondan korkmamak mümkün değil. Yaz aylarına doğru yaklaştıkça kadınları daha çok korkutmaya başlayan, varlığını portakal kabuğu görüntüsüyle ortaya çıkaran selülit, modern çağın bir sonucu olarak kabul ediliyor. Hareketsiz bir yaşam ve fast food gibi alışkanlıklarla başlayan, yağlı yiyecekler, asitli içeceklerle tırmanan selülit oluşumu, bir estetik sorunu gibi görünse de aslında bir 'sağlık sorunu' diyor hekimler…

Baldırların arkası görünmüyor sanmayın!

Tıp dilinde 'hidrolipodistrofi' denilen selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu da yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden oluyor ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkıyor. Portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da selülit oluşumuna neden oluyor.

Genç-yaşlı, şişman-zayıf ayırdetmeden kadınların yüzde 80'ini yoklayan selülitin yerleşim alanları çok tipik. Uyluğun üst, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası, üst bacaklar ve üst kollar gibi. Selülite zemin hazırlayan çok fazla faktör var. Ancak en çok üzerinde durulanlar, genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam.

Tedavide krem ve masaj

Selülitin yok edilmesinde krem ve masaj en etkili yöntemler arasında yer alıyor. Kullanacağınız antiselülit kremlerin yanı sıra evde kendi kendinize yapacağınız masajlarla selülite savaş açabilirsiniz. Uzmanlar kontrolünde yaptıracağınız tıbbi masajlar da selülit tedavisinde etkili sonuçlar veriyor.  

 

Kremler: Evde kullanabileceğiniz anti selülit kremler, deriye hemen nüfuz ederek, doğrudan yağ hücrelerini etkiliyor. Bu kremler selülitlerinizi tamamen yok etmese de azalmasını sağlıyor. Antiselülit kremler sayesinde hem pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz, hem de yeni selülitlerin oluşmasını önleyebilirsiniz.

Evde masaj: Kremlerin yanı sıra evde rahatlıkla yapabileceğiniz masajlarla da selilütle mücadele edebilirsiniz. Masaja kalçalarınızdan başlayın ve ellerinizle aşağıya ve yukarıya doğru daireler çizin. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın.

Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayaklarından biri de tıbbi masajlar. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Uzmanlar kontrolünde yaptırabileceğiniz bu tedavinin yaygın olarak kullanılan iki yöntemi var:

Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yönelik. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokularınızın  canlanmasını sağlıyor.

Lenfatik drenaj masajları: Özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkili oluyor. Bu masajın hem elle hem de aletle uygulanan şekilleri var. Her iki masaj sonunda da hücrelere bolca oksijen gidiyor ve toksinlerinizin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor.

Selülite dur demek için

Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. "Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır" diyen   Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.

Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran. 

Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.

Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.

Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.

Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.

Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.

Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.

Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.

Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.

Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.

Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.

Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!

DİK OTURUN

Sürekli yüksek topuklu ayakkabılar giyinmek, yanlış yürümek ya da kambur oturmak, selülitin oluşma nedenleri arasında. Bu gibi durumlar, toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkiler. Özellikle, yanlış oturma şeklinde iç organların sıkışmasına neden olur. Böylelikle, zehirli maddeler vücuttan çabuk çıkamaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Selülit sorununuz olsun istemiyorsanız, dik oturmayı kesinlikle ihmal etmeyin.

YÜRÜMEYİ UNUTMAYIN

Selüliti engellemek için dik oturmak yetmiyor. Aynı zamanda bol bol yürüyüş yapmanız gerekiyor. Çünkü tempolu bir yürüyüş kalça bölgelerindeki kan akışını hızlandırarak, selülitli görünümün azalmasını sağlıyor. Yürüyüş aynı zamanda kalçada biriken yağları eriterek, cildin pürüzsüz bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor.

GÜNEŞTE KALMAYIN

Fazla güneşte kalmak selüliti artırıyor. Saat 10.00 ila 14.00 arasında güneşlenmeyin. Güneşten koruma etkisi 15'ten yüksek koruyucular kullanın. Güneşlenmek yerine bronzlaştırıcı kremlerden de yararlanabilirsiniz. Daha koyu bir cilt selülitin görünümünü maskeleyebilir.

DANS EDİN

Selüliti azaltabilecek en iyi yol egzersiz yapmaktır. Özellikle haftada en az üç kez 35 dakika sürecek aerobik aktivite yapın. Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin. Daha uzun ve daha sık aerobik aktivitelerinin daha az selülit demek olduğunu hep hatırlayın. Aerobik çalışmalar iyi ve planlı yapıldığında gergin ve formda tutar, kilo verdirir, cilt ve cilt altı yağları uzaklaştırır, genç, gergin ve düzgün bir cilt görünümü sağlar.

Kaynak :haberler.com/modern-zamanlarin-intikami-selulit-haberi/

  
  
SELÜLİTLERE VEDA

 

Belki kötü bir rüya, bir kabus ama bir yandan da kaçınılmaz son. Neredeyse her 10 kadından 9’unun sorunu olan selülitle ilişkimizi böyle tanımlamak

sanırım doğru. Kısa bir zaman öncesine kadar, bir kez o portakal kabuğu görünümle karşılaştık mı, ne yazık ki geriye dönüş pek mümkün değildi. Ama

şimdi, kozmetik ürünlerden özel cihazlara pek çok seçenek bize sıkı, pürüzsüz ve de selülitsiz bacaklar vaat ediyor

    
Selülitler vücut güzelliğimizi tehdit eden en inatçı sorunlardan. O portakal kabuğu görünüm bir kez oluştu mu ondan kurtulmak hiç de kolay olmuyor. Evet,

selülitlerden kurtulmak zor ama imkansız değil. Bu disiplin, emek ve özveri isteyen bir iş. Eğer bu yaza selülitsiz girmek ve dilediğiniz bikiniyi giymek

istiyorsanız, kararınızı şimdi verin ve ciddi bir uğraşa hazırlıklı olun. Selülitlerle sadece bir değil, birkaç yöntemi bir arada uygulayarak savaşmanız en

akıllıca olanı. Dilediğiniz kozmetiği kullanın ya da cihazı uygulatın, beslenme düzenizi değiştirmez ya da düzenli egzersiz yapmazsanız bu savaştan galip

çıkma ihtimaliniz pek olmaz. Sizin için hazırladığımız önerileri de dikkate alarak, kendinize bir program oluşturabilir ve bu sayede selülitsiz bir görünüme

doğru önemli adımlar atabilirsiniz. Ancak tekrar edelim bu programı sıkı sıkıya, çok düzenli bir şekilde takip etmeniz gerekiyor unutmayın...
Kaynak: formsante.com.tr/ayna/00755/

 

Selüliti tanıyın sonra savaşın!

Her cins selülite diyet uygulamanın çok sakıncalı ve faydasız olduğunu belirten uzmanlar, üç selülit tipini tanımladı ve kurtulma yollarını açıkladı...

Nevsal Elevli  Londra


Kadınların selülitlerini tanımadan tedavi etmeye çalıştıklarını açıklayan Londra'nın önde gelen kliniklerinden Radical Beauty Medical doktorları şöyle

konuştu: "Önce selülitin tipi bilinmeli; tedavi ardından gelmelidir. Kadınlar, her cins selülite diyet uyguluyor. Ancak bu diyetlerin hiçbir faydası olmuyor."

Sizinki hangi tip?
Ne tür selülite sahip olduğunuzu bulmak için aşağıdaki soruları "evet" veya "hayır" diye cevaplandırın...

1.Tip Selülit

Kilo fazlanız var mı?
Kilo probleminiz her zaman var mıydı?
Selülitiniz yumuşak, kaygan ve koyu bir muhallebi görünümünde mi?
Kolayca parmaklarınızın arasında sıkıştırabiliyor musunuz?
Selülitiniz vücudunuzun alt ve üst kısımlarına eşit dağılmış durumda mı?
Stresli biri misiniz?

2.Tip Selülit

Bacaklarınız kalın, şiş ve varisli mi?
Kramp giriyor mu?
Reglinizden önce şişkinlik hissediyor musunuz?
Yazın ayaklarınız daha fazla mı şişiyor?
Bacaklarınız, ayak bilekleriniz ve baldırlarınız kalın mı?
Vücudunuzun alt kısmı, üstüne nazaran daha sıkı ve soğuk mu?
Parmağınızı baldırınıza bastırınca deri çöküyor ve bir süre öyle mi kalıyor?

3.Tip Selülit

Selülitleriniz sert mi, bastırınca acıyor mu?
Daha çok baldırlarınızda ve dizlerinizin arka kısmında toplanmış vaziyette mi?
Deriniz beyaz, kuru ve hassas mı?
Zayıfladığınızda üst kısmınızdan mı kilo veriyorsunuz?
Uzun zamandır var olan selülitlerinizden ne yaparsanız yapın kurtulamıyor musunuz?
Selülitlerinizin görünümü ayın muayyen günlerine göre değişmiyor mu?
Hareketli bir insan mısınız?

Değerlendirme
Olumlu cevaplarınızın çoğu "1. Tip"e aitse selülitleriniz "yağlı", "2. Tip"e aitse "süzme", "3. Tip"e aitse "lifli" cins.

İŞTE TEDAVİ

1. Tipin Tedavisi: Diyetle geçecek tek selülit tipi bu... Diyet ile vücudunuzda ensülin salgılanmasının düzenlenmesi gerekiyor.
Kahvaltı: Yağsız çökelek, 1 yumurta, katı peynir, tavuk eti, kepekli ekmek.
Sabah 10 ve akşam 5: Aç olmasanız da kahve veya çay ve kahvaltı listesinden bir çeşit yiyecek.
Öğle ve akşam yemeği: Karışık salata, veya patatessiz bir çorba.
Yağsız et, tavuk, balık, kahvaltıda yenmemişse yumurta, yeşil sebze yenilebilir.
Sabah kahvaltısı listesinden 1 çeşit ya da muhallebi.
1 dilim kepek ekmeği veya sadece haftada 1 kere az pilav, mercimek, haşlanmış patates yiyebilirsiniz.
Tavsiyeler: Kızarmış ve beyaz şekerli besinlerden uzak durun. Spor yapın, özellikle uzun ve hızlı yürüyüş. Aşağıdaki mineralleri bol bol almaya özen

gösterin:
Çinko: Deniz ürünleri, süt, sarmısak, bezelye.
Bakır: Tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri, mantar, pırasa, sarmısak, bezelye, limon, armut, avokado.
Selenyum: Et, balık, yumurta, ıspanak, mantar, pırasa.
C Vitamini: Maydonoz, kivi, portakal, limon, çilek.
E vitamini: Kırmızı biber, lahana, rezene.
2. Tipe karşı: En çok görülen selülit tipi. Temel bir lenf ve kan dolaşımı sisteminden kaynaklanıyor. Bacaklarda kramplar, örümcek ağı gibi kılcal

damarlar, morartılar görülüyor. Vücut sürekli su topluyor. Stres ve hormon değişiklikleri, durumu daha da kötüleştiriyor.
Beslenme: Selülitlerden kurtulmak için diyet yapmayın; faydası olmaz. Az tuz ve az şekerli maddeler yiyin. Bol bol üzüm, portakal, greyfurt, karnabahar

yiyin, C ve E vitamini alın. Azar azar, bol su için.
Spor: Yürüyüş, yüzme golf ve bisiklet gibi sporlar yapın ama tenis ve hızlı aerobik yapmayın.
Tedavi: Lenflerin boşaltılması, bitki özleriyle tedavi, masaj ve kremlerle kan dolaşımını düzeltilmesi, mezoterapi, hormonların kontrol edilmesi ve

düzenlenmesi.
Tavsiyeler: Çorapla ve yüksek ökçeli ayakkabı giymeyin, bacak bacak üzerine atmayın, alkol ve sigaradan uzak durun.
3. Tipin Tedavisi: Beslenme: Çok kilolu değilseniz diyet yapmanın yararı olmaz. Vücudunuza bol miktarda amino asit, kolajen ve yeni deri altı lifleri

sağlayacak protein gerekli. Et, balık ve tavuk yiyin. C ve E vitaminleri, karoten, çinko ve selenyum alın. Her gün bol bol su için. Deri ve kaslarınızı

kuvvetlendirecek her tür sporu yapın.
Tedavi: Uzmanların hazırlayacağı özel mezoterapi kokteyli, özel kremli masaj.
Kaynak: milliyet.com.tr/extra/venus/guzellik/guz003/guzel06.html


Selülitlerden kurtulmak için 'Soya Enjeksiyonu'

Kimi insanların kiloları fazla olmadığı halde, bazı bölgelerinde aşırı yağ birikimi oluşur. Örneğin; bacak, kalça, karın bölgeleri ve özellikle erkeklerde bel

çevresi orantısız bir şekilde genişler. Kadınların çoğunda selülit vardır. Bazılarında da gıdı yağlanır. Ancak bunlar her zaman fazla kilolarla ilgili değildir.

Kilo verdikçe insanın yüzü süzülür, her tarafı incelir hatta sarkabilir. Fakat asıl kurtulmak istediği yağlar veya selülitler, yerli yerinde kalır. Böyle

durumlarda bölgesel incelme için ya özel bir egzersiz programı izlenir ya da belirli klinik yöntemlere başvurulur. Klinik yöntemlerin başlıcaları; mezoterapi,

karboksi terapi, elektrolipoliz, liposuction veya doğrudan doğruya cerrahi müdahalelerdir. Son zamanlarda estetik dünyası, oldukça etkileyici yeni bir

yöntem daha yarattı. Yöntemin adı "Lipoliz injeksiyonu" ya da "Lipodissolve" tedavisi... Bu, öncekilerden çok daha etkili görünüyor.

LİPODİSSOLVE TEDAVİSİ


Diyelim ki, herhangi bir yerimizde eritemediğiniz bir yağ kütlesi var. O bölgeye lipoliz iğnesi yapılır ve bunu takip eden sürede sorunlu bölge yavaş yavaş

incelmeye başlar. Seansların sıklıkları hastanın durumuna göre belirlenir ancak toplamda 4-5 defadan fazla uygulanmaz. Bu enjeksiyonlar bazen 6 aylık bir

döneme yayılır. Birçok durumda 2-3 seans uygulamak yeterlidir. Lipoliz tedavisinin en büyük özelliği yavaş ama derin erime sürecidir. İlacın uygulandığı

yağ dokularında doğal bir metabolik süreç harekete geçerek, yağları eritip vücuttan atılmasını sağlar. Her türlü yağ bezesinin yanı sıra, uygulanabileceği

alanlar oldukça çeşitlidir:

Vücutta:
* Kalçalardaki yağ birikimlerinde
* Uylukların iç kısımlarında
* Poponun yeniden şekillendirilmesinde
* Bel bölgesindeki yağlanmalarda
* Kalçalardaki fazlalıklarda
* Karın bölgesinde
* Omuz ve kollardaki yağ fazlalıklarında
* Üst koldaki sarkmalarda
* Dizlerde
* Sırt bölgesinde kıvrım oluşturan fazlalıklarda

Yüz ve boyun:
* Gıdı yağlarında
* Çene kenarı fazlalıklarında
* Şiş yanaklarda
* Göz altı torbalarında

Selülit tedavisi
* Uylukta
* Popoda
* Üst bacakların arka ve yan kısımlarında 'Lipodissolve' mantığı bir bakıma mezoterapiye benzetilebilir. Ancak aralarında büyük farklar vardır. Bir kere

mezoterapi 4 mm.'lik iğnelerle, 2 cm.'lik aralarla yapılır. Lesitin ise 13 mm.'lik iğnelerle, yaklaşık 8 cm.'lik aralıklarla uygulanır. Mezoterapide çeşitli ilaçlar

bir araya getirilerek bir kokteyl hazırlanır. Oysa lipodissolve bir tek ana ilaçtan yararlanır. Ben Türkiye'de mezoterapiyi ilk uygulayanlar ve ona en çok

inanan insanlar arasında sayılırım. Buna rağmen soya enjeksiyonlarının daha etkili olduğunu söyleyebilirim.

YAN ETKİLERİ


Bu terapi 1995 yılında Brezilya'da kullanılmaya başlandı. FDA onayını yeni almış olmasına rağmen, bir süredir Avrupa ve Amerika'da çok büyük ilgi

görüyor. Ülkemizde şimdilik az sayıdaki lisanslı doktor tarafından uygulanıyor. Tedavi sonuçları incelendiğinde, lesitin iğnelerinin bugüne kadar hiçbir ciddi

yan etkisi olmadığı görülüyor. Her insanda ve her bölgede aynı verimliliği göstermediği de biliniyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha başarılı sonuçlar

alınıyor. İğne yapıldıktan sonra geçici bir morarma, bazı insanlarda hafif yanma olabiliyor. Yağların erime süresi ve oranı ise kişiden kişiye değişiyor.

SOYA LESİTİN


Karaciğerimizin ürettiği Lesitin, soya fasulyesinde bol miktarda bulunur. Lesitin vücudumuz için son derece önemli bir maddedir. Hiçbir hücre lesitin

olmadan var olamaz. Beynimiz, sinir sistemimiz ve diğer organlarımızın hiçbiri işlevlerini yerine getiremez. Öte yandan, lesitin vücuttaki yağların

taşınmasında ve kanımızdaki yağ oranını kontrol etmekte de önemli rol oynar. Kolesterol ve diğer yağların suda dağılmasını ve vücuttan atılmasını sağlar.

Hatta bazı doktorlar zayıflama diyetlerinde 'lesitin'in bu özelliğinden faydalanırlar.
Dr. Yasemin Fatih Amato

Kaynak: arsiv.sabah.com.tr/2005/08/24/gny/gny116-20050824-200.html

 

Selülit kaderiniz değil!


Televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında gördüğünüz sütun bacaklı, biçimli vücutlu mankenlere bakıp iç çekmeyin. Çünkü portakal kabuğu görünümlü,

girintili çıkıntılı bir cilt düzeltmek sizin elinizde. "Mezoterapi" sayesinde selülit tedavisinde hızlı ve etkili sonuçlar elde ediliyor.

     Ülkemizdeki kadınların yüzde 80'inin sorunu olan selülit, kalçalarda, bacaklar, karın, hatta kollar ve dizlerde oluşabiliyor. Doktorlar, bu portakal

kabuğumsu görünüme nelerin sebep olduğunu tartışa dursunlar, selüliti olanlar bunlardan çabucak ve acısız bir şekilde kurtulmanın yollarını buldu bile.
     Deri üzerinde biriken fazla miktarda toksin, yağ hücrelerine tuzak hazırlayarak bu hücrelerin şişmesine ve kan dolaşımının zayıflamasına neden olur.

Kan damarları hücreleri beslerken, lenf sisteminde vücuttaki fazla sıvı ve artık maddelerin atılmasını sağlar. Bu her iki sistemin zayıf çalışması halindeyse

selülitler artarak ciltte sağlıksız bir görünüm yaratır.
     İyi bir diyet, hem sağlığınız için gerekli hem de selülitle mücadelede bir başlangıç noktasıdır. Yağ alım miktarınızı sınırlayın, tereyağı, margarin gibi katı

yağları, kızarmış ve şekerli yiyecekleri ve rafine karbonhidratları kesin. Ayrıca tuzlu ve baharatlı yiyecekleri de azaltın. Her gün bolca taze sebze ve meyva

yemeyi ve 7 - 8 bardak su içmeyi de ihmal etmeyin. Sağlıklı bir diyete ilave olarak, kan dolaşımını hızlandırmak da selülitli bir görünümü iyileştirmek için

gereklidir. Bunun için selülit kremleriyle veya vibromasaj aletleriyle masaj yapabilirsiniz. Masaj vücudun tembel ve hareket etmemekte inat eden dokularını

harekete geçirerek kan dolaşımını hızlandırır.
    
     Kadınlara özgü bir durum

     Selülitin oluşmasının sebebi olarak östrojen hormonu gösteriliyor. Östrojen hormonu da kadınlara özgü bir hormon olduğu için selüliti kadınlara özgü

bir hastalık olarak nitelemek yanlış olmaz. Östrojen, vücutta yağ ve şekerin depolanmasını sağlayan insülini artırır. Özellikle buluğ çağı, hamilelik ve doğum

kontrol haplarının kullanıldığı dönemlerde, bu hormon en üst seviyeye ulaşır. Kadın vücudunda kalça, karın, alt ve üst bacak bölgeleri yağ depolamaya

uygun bir yapıdadır. Selülit, deri altındaki yağ hücreleri gereğinden fazla yağ depoladıkları zaman oluşur. Şişen hücreler dışarı doğru çıkıntılar oluşturur ve sonuçta deri girintili çıkıntılı bir hal alır.
    


     Selülite karşı en etkili yöntem: MEZOTERAPİ


     Doktorlar selülitin sağlık riski taşımayan, ancak tedavi edilmesi gereken kozmetik bir problem olduğu görüşünde birleşiyor. Selülit, bugün her 4

kadından 3'ünü etkileyen bir estetik problemi oldu. Selülite aşırı beslenemenin neden olması mantıklı. Ancak zayıf kadınlarda dahi selülit görülmesi veya

zayıflamakla tedavi edilememesi selülitin bu sebepleri için kafalarda soru işaretleri bırakıyor.
     Avrupalı doktorlar selüliti daha ciddi bir yaklaşımla, tedavi edilmesi gereken tıbbi bir problem olarak görüyorlar. Tedavi yöntemi ise mezoterapi.

Mezoterapi "orta deri tedavisi" anlamına gelmektedir. Deri altına belirli açılardan iğneler batırıldıktan sonra, sinir uçları harekete geçer ve damar açıcı bir

reaksiyon meydana gelir. Bu yöntem sayesinde eskiden ağız yoluyla alınan ilaçlar doğrudan hastalıklı bölgeye enjekte edilmeye başlanmış. Bu nedenle

küçük dozlarda ilaçlarla bile daha etkin bir tedavi sağlanabiliyor. Örneğin hastalıklı bir yaprağı kurtarmak için ilacı ağacın köküne verip, belirli bir kısmının

yaprağı iyileştirmesini beklemek yerine, ilacı daha az dozlarda direkt olarak hasta olan yaprağa enjekte ederek tedavi gerçekleştirilir. Sonuçta sağlam

yapraklara zarar vermeden hastalıklı yaprak kurtarılır.
     Mezoterapi, sadece selülit tedavisinde değil, akne, saç dökülmesi, bel ağrısından migrene kadar pek çok rahatsızlığa karşı uygulanıyor. İlk kez 1952

yılında Fransa'da uygulanan mezoterapi, 1972'de uluslararası bir yöntem haline gelmiş. Mezoterapi halen İspanya,İtalya,İngiltere,Fransa, Belçika, İsveç, Danimarka ve Japonya'da çok yaygın.


     
     Nasıl uygulanıyor?


     Önce ekografi (ultrason) ile selülitli bölgenin kalınlığı, mezoterapist doktorun çalışacağı derinlik ve o bölgeye giriş açıları saptanır. Sadece bir kez

kullanılıp atılan, 4 milimetrelik özel steril iğnelerle, etkin ilaçlar cildin derm tabakasına birer santim arayla batırılır. Bu ilaçlar, kılcal damar dolaşım yoluyla

selülitli bölgeye direkt etki ederler. Böylece dokulardaki ödemi çözer, bozulmuş olan lenf ve kan dolaşımını düzeltirler. Bozulmuş olan yağ hücreleri ile

dolaşım arasındaki ilişki tekrar kurulur ve yağ hücrelerine depolanmış yağ yeniden çalışmaya başlar, şeker ve yağ asitlerine ayrılarak kullanılabilir hale

gelir. Mezoterapi süresince kişinin yapacağı düşük kalorili bir rejimle bu yağlar, vücut tarafından enerji olarak tüketilir. Mezoterapi olmadan yapılacak bir

diyet aslında normal kısımlarda yağ kaybına neden olup yerel fazlalıkları daha belirgin bir hale sokar. Yağ dokusu yüz, göğüs gibi hasta vücudunun üst

kısımlarından kaybolur, kalça ve bacaklarda yağ dokuları değişime uğramaz. Halbuki mezoterapide kişi, bölgesel olarak selülit yağlarını kaybettiğinden

kısa sürede (15 günde 2 beden gibi) olması gereken şekle kavuşur. Tedavi bitince uzman doktor tarafından hastanın bitim ekografisi alınır. Böylece

selülitin mezoterapi ile tedavisi kanıtlanmış olur.
     Mezoterapiyle ilgili en çok sorulan soruların biri de iğnelerin yanma veya acı hissi verip vermediği. Bunu öğrenmek için geçmiş aylarda mezoterapiyle

tedavi olmuş okurlarımızla görüştük.
     Sizler için daha önce mezoterapi tedavisinden geçmiş (ancak isimlerinin açıklanmasını ve fotoğraflarının basılmasını istemeyen) kişilerle görüştük.

Bunlardan biri kilo vererek zayıflamasına rağmen bacaklarındaki selülitlerden kurtulamadığını anlatıyor: "Mezoterapiyle dokuz seanslık bir tedaviden sonra

bacaklarımda inanılmaz bir farklılık oldu. Bazı iğneler, özellikle dizkapağımın çevresindekiler rahatsız edici olmasına rağmen, bitene kadar dişimi

sıkıyordum."
     Görüştüğümüz diğer bir bayanın saptamaları daha ilginç: "Senelerce losyonlar, kremler ve masaj aletleriyle selülitlerimi geçirmeye çalıştım, ama hiçbiri

tamamen etkili olamadı. Mezoterapiyle ise sekiz seans süren bir tedaviden sonra kalçalarımdan başlayarak alt bacaklarıma kadar inen selülitlerimden

tamamen kurtuldum. Ben iğne olmaktan çok korkan biriydim ve çevremde bu yönteme karşı çıkan pekçok insan görüyordum. Fakat bir yandan da

selülitlerimden tamamen kurtulmak istiyordum. Bu istekle iğnelerin acısını bile hissetmediğimi söyleyebilirim."
     54 yaşındaki bir başka hanım da bacaklarındaki ağrılardan şikayetçi olarak doktora gitmiş ve doktoru ağrılarının bacak bölgesindeki kan dolaşımının

zayıflığından kaynaklandığını öğrenmiş. "Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine mezoterapiye başladım ve başlangıçta hiç de umutlu değildim. Ameliyat

olmaktansa iğne ile tedaviyi tercih ettim ve 10 seans sonra ağrılarımın geçtiğini söyleyebilirim.
    
    

 Öneriler:


     Mezoterapist Dr. Mustafa Oran mezoterapinin başarılı olabilmesi için ,beslenme alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ,aksi taktirde

selülitlerin yeniden oluşacağını söylüyor.İşte size selülitlerden kurtulmak için bazı öneriler:
•  Nişastalı yiyecekleri öğleden önce yiyin.
•  Rafine edilmiş şeker ve suni tatlandırıcılardan kaçının.
•  Yağda kızarmış, doymuş yağlarla yapılan, unlu ve fazlaca tuzlu yiyeceklerden uzak durun. Çünkü bunlar vücutta su toplanmasına neden olurlar.
•  Kakaolu, mayonezli, kurutulmuş yiyecekler, dondurma, tatlılar, kekler, bisküviler, kabarcıklı içecekler ve alkolden kaçının.
•  Patates hariç sebze ve salataları bol miktarda yiyebilirsiniz. Yiyeceklerden et yerine balık ve tavuğu, az yağlı peynir, süt ve yoğurtları tercih edin.
•  Çay ve kahveyi minimum düzeyde tutun. (Günde 3 fincandan fazla değil). Maden suyunu bol miktarda için.
•  Düzenli egzersiz yapın. Bisiklete binin, aerobik veya step yapın, yüzün, yürüyüş yapın.
•  Fazla kilolarınızı verin, bağırsaklarınızın düzenli çalıştığından emin olun, duruş pozisyonunuzu düzeltin, yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının ve karın

kaslarınızı kuvvetlendirici hareketler uygulayın.

     Sorular:


     Mezoterapi ağrılı bir yöntem midir?
     Halim Küçükay - Mezoterapide iğneler epidermis dediğimiz, sinirlerin bulunmadığı, cildin en üst tabakasına batırldığı için acı hissi vermezler.

Hastalarımız, iğnelerin sinek ısırığı gibi değilse de sineğin gezinmesi gibi bir his verdiğini söylüyorlar.
    
     Hangi ilaçlar kullanılıyor?
     Küçükay - Kullanılan ilaçlar eczanelerde satılmıyor. Fakat uygulamayı yapan doktor tarafından eczacılara hazırlatılıyor veya yurtdışından getirtiliyor.

Sabit bir karışım yok, ancak genellikle yağ hücrelerini parçalayıcı bitkisel kökenli maddelerle, demir, çinko, bakır kökenli, yine yağ eritici maddelerden

yapılmış ilaçlar kullanılıyor. Başlıca üç gruba ayrılırlar:
     1) Yağ hücrelerini parçalayıcı (Lipolitik) ilaçlar: Bunlar tembel halde bulunan yağ hücrelerine işlevlik kazandırırlar. Trigliseridlerin yağ asidi ve gliserol

haline dönüşmesine imkan verirler. Böylece vücut diyetin desteğiyle bu enerjiyi kullanıp yakacak ve bölgesel olarak zayıflayacaktır.
     2) Bitkisel kökenli ilaçlar: Kılcal dolaşım geçirgenliğini normale dönüştürürler. Hücre ile dolaşım arasındaki yağ değiştokuşlarının tanzimini yaparlar, hücredeki fazla suyun atılmasını sağlarlar.
     3) Anestezik ilaçlar: Bunlar ağrı kesici etki yaparlar ve damar açıcı faaliyetleri vardır.
    
   

     Sorular:
     Tedavi süresi nedir?


     Küçükay - Süre ekografi ile saptanacak selülit miktarına, yerleşim bölgelerine ve selülit tipine bağlıdır. Genelde iki seans olmak üzere 15 günde 2

beden incelme kaydedilir. Tedavi süresi 15 - 30 gün arasında değişmektedir. Seanslar ilerledikçe o bölgedeki fazla santimler, hızla azalacak, sarkma

olmadan kişi normalde sahip olması gereken vücut ölçülerine kavuşacaktır.
     Mezoterapiden sonra selülitler yeniden oluşabilir mi?
     Küçükay - Aynı bölgelerde selülit oluşmaz diye bir şey yok. Kişi beslenmesine dikkat etmezse, tedaviden sonra eski yeme alışkanlıklarına dönerse,

egzersiz yapmayı ihmal ederse selülitler yeniden oluşur, ancak bunlar yüzeysel yağ olarak vücuda eşit olarak dağılır. Örneğin bir hastam, bana tedaviden

sonra üç kilo aldığını söyledi. "Ama bu kiloların nereye gittiğini bilemiyorum. Çünkü buraya yine 1.5 beden düşük kıyafetle geldim" dedi.
     Liposuction (yağ emdirme) ameliyatları ile selülitlerden kurtulmak mümkün müdür?
     Küçükay - Hayır, liposuction kitlesel olarak yağ aldırma ameliyatıdır. Bu ameliyatlarda derinin çok altına inilerek yağ emdirilir. Selülitlerse üst derinin

hemen altında oluşan şekilsel bozukluklardır, dolayısıyla bu ameliyatlarla selülitlerin kaybolması mümkün değildir.
     Mezoterapinin dezavantajları var mıdır?
     Küçükay - Eğer kullanılan iğneler steril değilse, ilaçlar cildin alt tabakalarına kadar sızarsa enfeksiyonlar meydana gelir. Ayrıca hastanın bünyesinin

ilaçlara alerjik reaksiyon göstermesi de mümkündür. Ancak bugün mezoterapi, sonuçlarının kısa sürede alınması, doğrudan sorunlu bölgeye uygulanması

ve çok etkili olması nedeniyle oldukça tercih edilir bir yöntem.
Kaynak: milliyet.com.tr/extra/venus/guzellik/guz001/guzel94.html

 

 

 

 
< Önceki
Her Hakkı Saklıdır © 2017 Terapi ve Masaj - Masaj Terapisi, İstanbul