Terapi ve Masaj
Masaj Çeşitleri - Refleksoloji Masajı
Ayaklar vücudumuzun en az önem gösterilen yerleridir aslında ayaklarımız vücudumuzun aynasıdır,ona gereken önemi vermek tüm vücudumuzun sağlığı için önemlidir.Refleksoloji bir çok kültürde eski zamanlarda beri uygulanmıştır.

Refleksoloji, ayaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan bir sanattır. Özel el ve parmak teknikleriyle bu refleks noktalarına uygulanan baskı, stresin azaltılmasını sağlayarak bedende fizyolojik değişikliklere yol açar.

Temelinde, vücudumuzda oluşan rahatsızlıkların, enerjinin belli bir yerde bloke olmasından kaynaklandığı tezi yatar. Refleksoloji de bu noktada devreye girer ve bedende serbest enerji akışını sağlar.

Bu masaj tekniğinde, ayaklara uygulanan özel ovma hareketleriyle vücudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerji çözülür. Bunun sonucunda beden fonksiyonları normale döner; vücut, iyileştirme mekanizmasını harekete geçirir. Son derece basit ve kolay uygulanan bu masaj yöntemi, vücudu stresten arındırır, rahatlatır ve dinlendirir.

Aynı zamanda toksinlerden arındırır, dolaşım sistemini güçlendirir ve kas gerginliğiyle uykusuzluk gibi bazı sıkıntıların hafiflemesine yardımcı olur. Son derece rahatlatıcı olabilir. Kas gerginliğini azaltır ve bu sayede lenf ve kan dolaşımını yükseltir. Bedenden toksinlerin atılmasını sağlar ve böylelikle vücudun içindeki şifa gücünü harekete geçirir. Refleksologlar, kabız, astım, stres halleri,panik atak,sınav stresi,depresyon,bel boyun fıtığı,eklem ağrıları,mide reflüsu,uykusuzluk, mesane hastalıkları, baş ağrılarında, böbrek ve safra taşları gibi çarpıcı durumlarda iyi sonuç alırlar.

Özellikle migrende Refleksoloji ile iyi sonuç alınabilir ve sinir problemleri de kolayca çözümlenebilir.Ayrıca çocuk refleksolojisi,çocuğun  nörolojik gelişimini ve zeka seviyesi ile duygusal gelişimine faydası olduğu bilinen bir gerçektir.Refleksoji masajı kadın sağlığına da çeşitli faydaları vardır.Bu masaj türü eski çağlardan günümüze kadar insan oğluna faydası olmuştur.

 

Refleksoloji Masajı Hakkında Çıkan Bazı Haberler:


Refleksoloji: Ayaklardan yayılan şifa

Refleksoloji, ayaklara uygulanan özel el teknikleriyle vücudun belli bölgelerinde bloke enerjiyi çözerek, bedenin kendi kendisini iyileşme gücünü harekete geçirmesidir. Refleksoloji, dengesel bir terapidir. Stres, yorgunluk, uykusuzluk, migren, baş ağrısı, menopoz, regl sorunları, sırt ağrısı, romatizma, siyatik gibi sorunları gidermede yardımcıdır. Refleksoloji, hamileliğin ilk üç ayında tavsiye edilmez.

  • Sancılı adet gören kadınların %95’ inde ayak refleksolojisi etkili olmuştur.
  • Adet öncesi semptomların (PMS) yaşayan kadınların %46’ sında Refleksoloji, etkili olmuştur.
  • Menopozlu 42 kadına ayak refleksolojisi uygulanmış, bunlardan 17’ si (%40.5) tam, 20’ si (%47.6) önemli ölçüde iyileşmiş, 4’ ünde (%9.5) etkili sonuçlar alınmıştır. Hastalardan yalnızca 1’ inden sonuç alınmamıştır.
  • Ayak refleksolojisinin kanser, yaşlanma ve çeşitli hastalıklarda hücrenin yapısına zarar veren kimyasalların sayısını azaltarak yararlı antioksidanların ise sayısını artırarak iyileştirici rol oynadığı görülmüştür.
  • Ayak refleksolojisi uygulanan bireylerde kandaki yüksek kolesterol ve yüksek monogliseridin düştüğü gözlenmiştir.
  • Kabızlık sorunu çeken bireylerin Refleksoloji,uygulanması sonucunda bağırsaklarının normal çalıştığı saptanmıştır.
  • Refleksoloji,uygulanan kişilerde kan dolaşımının düzeldiği görülmüştür.
  • Ayak refleksolojisi böbreklerdeki kan dolaşımını düzenleyerek daha sağlıklı çalışmalarını sağlar.
  • Refleksoloji, paspasında yürümek kan basıncını düşürür, ağrıları azaltır.
  • Refleksoloji,uygulanan boyun kasılması olan bireylerde çok yüksek oranda iyileşme görülmüştür.
  • Ağrılı ve düzensiz sindirim sorunlarında ayak refleksolojisinin ilaçlardan daha etkili olduğu görülmüştür.
  • Yorgunluk, uykusuzluk ve mide sorunları gibi rahatsızlıklar için kullanılan ilaçların yan etkilerinin giderilmesinde ayak refleksolojisi başarılı olmuştur.
  • Ayak refleksolojisinin beyaz kan hücre sayısının eksikliğini (leukopenia) gidermede ilaçlardan daha etkin olduğu görülmüştür.
  • Refleksoloji,böbrek ve idrar yolu taşlarının neden olduğu ağrıları azaltmaktadır.
  • Refleksoloji,diş ağrısı çeken hastaların %66’ sının ağrısını azalttığı gibi %26’ sının semptomlarını ortadan kaldırmıştır.

Kaynak: http://www.fox.com.tr/detay/934


 Ayak’tan tedavi

 Yeni aldığınız ayakkabılarınızın ayağınızı sıktığından muzdaripsiniz, bir yandan da yolda karşılaştığınız bir arkadaşınızla sohbet ediyorsunuz. Arkadaşınız durumu fark ediyor ve size o ayakkabıyı giymeye bir süre daha devam ettiğiniz takdirde dişlerinizin çürüme ihtimalinden bahsediyor.

İyi bir espri deyip geçiyorsunuz. Peki aynı ihtimalden bahseden şahıs diş doktorunuz olsa yine aynı tepkiyi mi verirdiniz? Ya da farklı bir rahatsızlık için gittiğiniz bir refleksolog...

Her gün yeni bir gelişme yaşanıyor tıp alanında. Doktor doktor dolaşıp hastalığına çare bulamayanlar çözümü psikiyatristlerde arıyor çoğu kez. Bazen alternatif tıp uygulamaları revaç kazanıyor.

İyi bir espri deyip geçiyorsunuz. Peki aynı ihtimalden bahseden şahıs diş doktorunuz olsa yine aynı tepkiyi mi verirdiniz? Ya da farklı bir rahatsızlık için gittiğiniz bir refleksolog...

Her gün yeni bir gelişme yaşanıyor tıp alanında. Doktor doktor dolaşıp hastalığına çare bulamayanlar çözümü psikiyatristlerde arıyor çoğu kez. Bazen alternatif tıp uygulamaları revaç kazanıyor.

Hastalığına şifa ararken dolandırıcı doktorların eline düşen çaresiz insanlar da fazlasıyla nasibini alıyorlar ilginç gelişmelerden. Doktor bir de medyada gözükmüşse daha cilalı bir güvenle çıkıyor hastalarının karşısına. “Cezasını bulmasını isterdim” diyor kızı felçli bir anne kendilerine tedavi vaadinde bulunan özel bir hastane doktoru için. Ne yapıp edin, gerekli parayı bulun diyor ve akupunkturla felçli hastayı iyileştireceğine inandırıyor aileyi.

Duyduğu her tedavi yöntemini deneyip sonuç alamamış, müzmin hastalar için şimdi Refleksoloji farklı bir umut. Aynı zamanda doğruluk dayanağı olmadığı iddialarına fazlasıyla maruz kalan bir alan. Her ne kadar tartışmalı olsa da tansiyon, şeker, astım gibi ömür boyu mücadele gerektiren hastalıklar karşısında kişiler tüm şaibelere rağmen refleksologların yolunu tutmaktan alıkoyamıyorlar kendilerini. Bir de şifanın nereden geleceğinin belli olmadığı inancı varsa, doktor hiç muayene etmeden problemini pat diye söylemişse büyüleniyor hasta.

“Refleksologlar büyülüyor”

Bir arkadaşım tesadüfen tanıştığı bir refleksologun sadece yüzüne bakıp rahatsızlıkları hakkında yorum yapmasından çok etkilenmişti. Oysa ciğerlerinin problemli olduğunu söylemesini ciddiye almamıştı o zamanlar. Bir kaç ay sonra rahatsızlandı ve doktora gittiğinde alerjik astım ve bronşit teşhisiyle karşılaşınca hayret etmişti.

Reflegsolog önce hastanın yüzüne bakıyor. Gözündeki bozukluğu derecesiyle birlikte söylüyor. “Bilgisayara girin şaşmaz” diyor bir de. Ağızdaki çürük dişleri muayenesiz söylüyor ve daha detay bilgiler için ayağınızın altındaki belirli bölgelere basınç uyguluyor. Doktorun chek up dediği muayene yönteminde ayağın fonksiyonu önemli. Çünkü ayak vücudun tüm organlarının sinir uçlarıyla bağlı olduğu bir organ refleksolojiye göre. Bir bakıma ayağın vücudun aynası ya da haritası olduğu düşünülüyor.

Vücutta varolan rahatsızlıkları yüz ve gözlerden anlamanın mümkün olduğu tıpta bilinen bir gerçek. Refleksoloji de bu teşhise bir de biyoenerji dahil ediliyor.

Ayak masajının rahatlatıcı etkisinden midir nedir, tedavi gören hastalar dört mevsimde ilkbaharı yaşıyor gibi kanatlanmış hissediyorlar kendilerini. Yüzde yüz olumlu sonuç alacaklarından o kadar eminler ki, sevinçleri yüzlerinden okunabiliyor.

Etiler’de şık bir evin oturma odasındayız. Ev sahibesinin gözleri ışıl ışıl. Sedyeye benzer bir yatak üzerinde oturuyor ve refleksolog Kemal Yurdaer’in ayağına masaj uygulayışını seyrediyor. Kadın oturduğu yerde kıpır kıpır. Biliyor musunuz diyor ben 60 yaşındayım ve kendimi 18 yaşında gibi hissediyorum. Sıradan bir hasta değil bu üstelik; fizyoterapist. Bir yıl önce bacağının üzerine düşmüş ve diz kapağı tamamen yan tarafa kaymış. Tıp dilinde birtakım tanımlamaları olan bu rahatsızlığında bir süre fizik tedavisi görmüş. Ağrıları ve şişlikleri daha da fazlalaşmış. Bir de ayak masajını denemek istemiş. Refleksoloji hakkında çeşitli ülkelerdeki gelişmeleri de takip ediyormuş fizyoterapist Mükerrem Ayhan. İki aydır her gün düzenli olarak ayak masajını sürdürmüş refleksolog Kemal Yurdaer ile. Neredeyse futbol topunun yarı büyüklüğündeki dizinin şişkinliğinden hiç bir şey kalmamış. Diz kapağı hâlâ yan tarafta olmasına rağmen ayağını büküp kalkabiliyor, yürüyüşe bile çıkabiliyor. İyileştiğini görünce yeni bir canlılık kazanmış. Tamamen sonuç alacağından da emin görünüyor. Kemal Yurdaer’e göre diz kapağına rağmen üç ay sonra o hastanın hiç bir şeyi kalmayacak. Diz kapağındaki problem için hastanın ayağının altındaki böbrek noktasına masaj yapılması gerektiğini belirtiyor Yurdaer. Diz ağrıları genelde böbreklerden kaynaklanıyormuş(?). Nedeni ise böbreklerden ayak altına doğru uzanan sinir sisteminin ya da tıp diliyle böbrek meridyeninin diz kapağındaki sorunlu bölgeye yakın bir yerden geçmesi. Böbreklerde oluşan toksinlerin problemli bölgelerde birikeceği düşüncesiyle ayak altındaki böbrek bölgesi baz alınmış Ayhan’ın rahatsızlığında.

Tedavi, böbrekler ve dişlerden başlıyor

Refleksolog Kemal Yurdaer, tedavi yönteminde öncelikli olarak vücudun en önemli organı olarak tanımladığı böbrekten başlıyor. Böbrekler görevini yapamayıp vücudun toksinlerini atamazsa en çok çalışan göz ve eklemlerin bloke olacağı tezinden yola çıkılıyor. Hastalıkların çoğunluklu oluşum sebebi de böbreğin toksini atamaması ona göre. Ayaktaki böbrek noktasının masajla harekete geçirilmesi ve bu yolla kan devridaiminin sağlanması hedefleniyor. Kan dolaşımının düzene girmesinden diğer organlar da faydalanıyorlar. Kan dolaşımının düzenlenmesi, muhtemel hastalıkların önüne geçilmesi anlamına geliyor ilk etapta.

Dişler de refleksolojide böbrekten sonra ikinci adres niteliğinde. Dar ayakkabının diş çürümesine yol açabileceğine dair bahsi yukarıdaki tez bu noktada devreye giriyor. Her dar ayakkabı giyende diş çürüklüğü oluşmuyor şüphesiz ama, eğer ince bağırsaklar görevini yeterince yapamıyor ve vücudun vitamin alımı azalıyorsa diş etleri zayıflıyor. Dar ayakkabı ise refleksolog Yurdaer’e göre, ayak altında yer alan diş sinir uçlarını tahrip ediyor. Çürük dişler romatizmadan böbrek tahribatına kadar bir çok zayiata da yol açıyor. Çürük ve amalgam dolgulu dişler vücudun hormon dengesini sağlayan hipofiz salgı bezini de etkiliyor. Yurdaer’in vücudun efendisi diye nitelendirdiği hipofiz salgı bezinin tahribatı sonucunda troid bezi, kadın hastalıkları, kısırlık, şişmanlık, böbrek problemleri, zayıflık, terleme, şeker hastalığı gibi bazı rahatsızlıklar ortaya çıkıyor. Refleksoloji de bu hastalıklar tedavi ediliyor. Özellikle felçli hastalarda amalgam dolguları sökmekle işe başlanıyor.

Felçte amalgam dolgu etkili mi?

Yirmi beş yaşında İktisat fakültesi mezunu yarı felçli bir bayan hastasından örnek veriyor Yurdaer. Genç kızda kas erimesi başlamış ve yalancı kaslar oluşmuş. Vücudu hiçbir tedaviye ve ilaca cevap vermiyor. Hastanın ailesi Almanya İngiltere gibi bir kaç ülke gezmiş üç yılı aşkın bir süredir. Kızlarının gözlerinin önünde, oturduğu yerde külçe gibi yığılıp kalışı karşısında alternatif tıbba yönelmiş aile. Akupunktur tedavisi vaadiyle kandırıldıkları da olmuş. Bir de refleksolojiyi denemek istemişler. Bir buçuk aydır her gün düzenli olarak doktorun evinde tedavi gören hasta iyileşeceğine inanmaya başlamış. Amalgam dolgulu iki dişini söktürmeyi bile kabul etmiş, çevreden gelen ikazlara rağmen, doktor bunun doğru bir yol olduğundan emin. “Kız ölüyor siz dişlerini düşünüyorsunuz, beş altı ay sonra kızın yürüdüğünü göreceksiniz” diyor ve ekliyor: Bu hastalık, göz, omuz ve beyinden gelir. Ağızdaki dolgulu dişlerden de kaynaklanır. Diş dolgusunun içindeki madenler zehirleme oluşturur ve yerden gelen manyetik enerji alanıyla beyin hücrelerini etkiler, organların tahrip olmasına yol açabilir...”

Tedavi sürecinde hastalara süt, kola, fanta gibi asitli içeceklerle birlikte, alkol, sigara, ham meyveler, hamur işleri, kırmızı et ve çikolata türü yiyeceklerden arındırılmış bir perhiz uygulanıyor. Diyet listesinde bulunan süt, sağlıklı insanlara da önerilmiyor aslında. Büyüklerin süt içmelerinin yararlılığı da tartışmaya açılıyor böylece. Ünlü beslenme uzmanı Müheyya İzer de sütün çocuklar için olduğunu belirtiyordu ısrarla.

“Bırakın bu ayakları’

Refleksolojinin, ilaçsız, üç ay gibi kısa bir sürede ayak masajıyla hastalıkları tedavi etme iddiasına tıp çevrelerinden farklı tepkiler geliyor. Refleksoloji de iyi olan hastanın tedavinin bilimselliğinden değil de doktora inanmasının etkili olduğunu belirtiyor Prof. Dr. Kerem Doksat. Özellikle felçli hastalarda felcin nedeni yüzde onbeşlerden yüzde atmışlara varan oranda psikolojik olabiliyor. Hasta doktora inanıyor ve iyileşme kaydediliyor. “Eğer biyoenerji diye bir bilim varsa biz bilim adamı olarak bundan neden haberdar olmayalım, ya da neden göz ardı edelim?” diyor Doksat. Refleksoloji uzmanlarının Rusya’daki bazı bilim dallarından etkilendiklerini, fakat diplomalarını nerden aldıklarının izahının yapılamadığını belirtiyor. Doksat’a göre ayak masajı, ayaktaki akupunktur noktalarına masaj uygulamaktan farklı değil. “Sözümün arkasındayım” diyor Doksat, “bu doktorların yaptıkları şarlatanlıktan başka bir şey değil.”

Öte yandan uluslararası Internet sitelerinde refleksolojiyle ilgili boy boy sayfalar yer alıyor. Amazon’un kitaplığından konuyla ilgili çeşitli kitapları satın almak da mümkün. İnternetteki bilinen sitelerde refleksolojinin tanımı, ne tür hastalıkların tedavisinde kullanıldığı konusu ayrıntılı olarak ele alınmış. Altavista’daki sitenin refleksolojinin tanımı içeriğini açıklar mahiyette: “İnsanlar hayatları boyunca relaks olmaya ve istedikleri şeylere çok az zaman ayırırlar. Bugünün gürültülü, sorumluluklarla dolu, sıkıntılı dünyasında Refleksoloji insanların enerjilerini yeniledikleri bir adaya benzetilebilir. Böylece stresten uzaklaşılır ve gerçek hayata daha zinde bir zihinle dönebiliriz. Refleksoloji ayaklara özel bir dokunuştur.”

15 milyona bir seans

Kadıköy’deki Ayna güzellik merkezi bu yönde bir çalışma başlatmış. Önce refleksologtan ders almışlar. Estetisyen Handan Erciyes, ayak masajına yoğun talep olduğunu belirtiyor. Seansı onbeş milyon. Masajın her gün düzenli bir şekilde uygulanması gerektiğini göz önünde bulundurursak, fena kazanç bırakmıyor güzellik salonuna.

Refleksolog Kemal Yurdaer’in ayak masajı projesinin yaygınlaşmasında somut açılım şimdilik güzellik salonu işleten bayanlardan geldi. Önümüzdeki günlerde sağlığına kavuşmak isteyen hastalar ve onlar için her fedakârlığı göze alabilecek yakınları yine farklı tedavi metotlarından medet umacaklar. Hakkındaki şaibelere ve bilimsel muallaklığına rağmen hastanelere değil güzellik salonlarına gidecekler, doktorlara değil masörlere güvenecekler. Bir ümit ve şifa... Tıpkı gencecik kızının felçten kurtulması yönünde okurlardan da fikir sormak isteyen Nermin Hanım’ın tavrı gibi. Herkese soruyor Nermin Özşeker; “Felç derdine bir çare ...”. Belki bir bilen olur diye...

kaynak: http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=14423


 
< Önceki   Sonraki >
Her Hakkı Saklıdır © 2017 Terapi ve Masaj - Masaj Terapisi, İstanbul